İktidar yüksek gıda enflasyonunun önüne geçebilecek politikalar üretemezken, çiftçiler ise girdi maliyetleri nedeniyle zarar ettiklerini ve artık üretmeyeceklerini söylüyor. Böyle bir tabloda Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bu yıl meyve-sebze üretiminin artacağını tahmin ediyor. Türkiye yüzde 34.55’lik gıda enflasyonuyla Avrupa’da ilk sırada yer alırken TÜİK, 2026 yılı bitkisel üretim tahminlerini açıkladı. TÜİK’in artış miktarı öngörüsü tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde yüzde 12.6, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde yüzde 57.8 oranında oldu. Sebze üretiminin bu yıl önemli bir değişiklik göstermeyeceği tahmin edilirken meyvede bolluk yaşanacağı açıklandı.
Ancak üreticiye göre tablo rakamlardan ibaret değil. Gübre, ilaç, tohum, elektrik ve sulama maliyetlerinin her geçen gün arttığını belirten çiftçiler, ürün bol olsa bile kazanç elde edemediklerini ifade ediyor. Özellikle mazot fiyatlarındaki artış nedeniyle tarladan hale, halden pazara uzanan süreçte nakliye maliyetleri katlanırken, bu durum hem üreticiyi hem de tüketiciyi zorluyor.
İKİYE KATLANACAK
Meyveler grubunda, bir önceki yıla göre elmada yüzde 93.6, çilekte yüzde 1.4, şeftalide yüzde 88.6, nektarinde yüzde 107.7, geçen yıl kötü bir dönem geçiren kirazda yüzde 255.7, üzümde yüzde 53 üretim artışı öngörüldü. 2025 yılında don etkisi nedeniyle üretim çok düşük seviyelere geriledi. Bu nedenle TÜİK, 2026 yılı üretim tahminlerinde baz etkisiyle bazı meyve-sebzelerde üretimin 2-3 kat artacağını öngörüyor. Meyve-sebze fiyatları şu anda çok yüksek olduğu için üretim artışının vatandaşın sofralarına ne kadar yansıyacağı veya alım gücünü ne kadar artırabileceği ise belirsizliğini koruyor.
Çiftçiler ise üretimde beklenen artışın tek başına çözüm olmayacağını dile getiriyor. Tarım politikalarının yetersiz kaldığını savunan üreticiler, destekleme ödemelerinin artırılması ve girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini belirtiyor. Aksi halde birçok çiftçinin üretimden çekileceği uyarısı yapılıyor.
Yüksek girdi maliyetlerinin yanında akaryakıt zamları nedeniyle nakliye aşaması da oldukça maliyetli hale geldi. Uzmanlara göre tarladaki ürün ile market rafındaki fiyat arasındaki uçurumun temel nedenlerinden biri de aracılık ve lojistik giderleri. İktidarın ise fiyat artışlarına ilişkin gerekçe olarak ekstrem hava koşulları, Orta Doğu’daki savaş ve dönemsel talep artışlarını öne sürdüğü ifade ediliyor.
ÜRETİM DÜŞTÜ
Bitkisel üretim açısından bu yıl verimli bir dönem yaşansa da kuru soğan ve patateste beklenen üretim düşüşü nedeniyle bu ürünlerde fiyatların yüksek seyretmesi bekleniyor. Sebzeler grubu ürünlerinden hıyarda yüzde 8.8, kuru sarımsakta yüzde 17.5, salçalık kapya biberde yüzde 2.3 oranında üretim artışı öngörülürken; domateste yüzde 0.6, karpuzda yüzde 1.9, kuru soğanda yüzde 13.5, yumru bitkilerden patateste ise yüzde 3.1 oranında azalış tahmin edildi.
Tarım sektöründeki belirsizlik sürerken hem üretici hem tüketici kalıcı çözüm bekliyor. Uzmanlar, üretimin sürdürülebilir hale gelmesi için çiftçinin maliyet yükünün hafifletilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Aksi halde üretimde yaşanacak dalgalanmaların önümüzdeki dönemde gıda fiyatlarına daha sert şekilde yansıyabileceği belirtiliyor.