Kimya mühendisleri tarafından yürütülen laboratuvar analizlerinde, piyasada satılan naylon ve polietilen tereftalat (PET) bazlı premium piramit çay poşetleri 95 derece sıcaklıktaki suya daldırıldı. Yapılan incelemeler sonucunda, tek bir çay poşetinin suya yaklaşık 11,6 milyar mikroplastik ve 3,1 milyar nanoplastik parçacığı saldığı saptandı. Uzmanlar, bu miktarın gıdalarda bugüne kadar tespit edilen en yüksek plastik seviyelerinden biri olduğuna dikkat çekti.
Araştırmada, yüksek sıcaklık nedeniyle polimer zincirlerinin kırılarak suya karıştığı ve gözle görülmeyen bir plastik kirliliği oluşturduğu belirtildi. Mikroplastiklerin büyük kısmının sindirim sistemiyle atılabildiği ancak nanoplastiklerin boyutları sebebiyle bağırsak duvarından geçerek kan dolaşımına karışabildiği vurgulandı. Bu durumun hücresel düzeyde oksidatif strese, bağışıklık sistemi reaksiyonlarına ve hormonal düzensizliklere yol açabileceği ifade edildi.
KLASİK KAĞIT POŞETLERDE KANSEROJEN RİSKİ
Öte yandan araştırmada sadece plastik değil, klasik kağıt poşet çaylara yönelik de uyarılar yer aldı. Kağıt poşetlerin suda dayanıklılığını artırmak için kullanılan "epiklorohidrin" adlı reçinenin, sıcak suyla temas ettiğinde potansiyel kanserojen olarak sınıflandırılan "3-MCPD" bileşiğine dönüşebildiği aktarıldı.
Uzmanlar, plastik ve kimyasal maruziyet riskini en aza indirmek adına tüketicilere poşet çaylar yerine geleneksel demleme yöntemlerini ve dökme çay kullanmayı tercih etmeleri tavsiyesinde bulundu