Hızlı tüketim dünyasına inat her materyalin ikinci bir şansı hak ettiğini kanıtlamak yola çıktığını belirten Demirer, projeyi tamamen kendi imkânlarıyla hayata geçirdi.
6 AYDA TAMAMEN KENDİ EMEĞİYLE HAZIRLADI
Evinin içi de dahil olmak üzere projenin 6 ay sürdüğünü ifade eden Engin Demirer, profesyonel bir destek almadığını söyleyerek, "Her köşesine baktığınızda yapılan her emeğin çöpe atılacak malzemelerden elde edildiğini göreceksiniz. Ahşabından duvarındaki figürlerine kadar hepsi insanların 'gerek yok çöpe atayım' dediği ürünler. Ufak tefek boyama, kesme, biçme ve hayal gücüyle burayı yaşanılabilir bir hale getirdim” dedi.
MAHALLENİN FOTOĞRAF ÇEKİM ALANI HALİNE GELDİ
Bahçenin kısa sürede mahalle sakinlerinin ve çevredeki vatandaşların uğrak noktası haline geldiğini belirten Demirer, kimseyi geri çevirmediğini ifade etti. Ortamın adeta bir Ege kasabasını andırdığını dile getiren Demirer, "Komşularımız, tanımadığımız insanlar gelip resim çekinmek istiyor. Burası ayrı bir yaşam alanı, mahallenin Alaçatı'sı gibi oldu. Hatta bazı kişilerin buluşma tarif noktası haline geldi" diye konuştu.
Şu ana kadar kimseden ücret talep etmediğini ancak talep gelmesi halinde düğün fotoğrafı çekimleri için de destek olabileceğini belirten Demirer, ortaya çıkan atmosferin insanlarda neşeli tepkiler uyandırdığını kaydetti.
“HER ŞEYİN ÇÖP OLMADIĞININ KANITI”
Projedeki en büyük amacının insanlara geri dönüşüm konusunda ilham vermek olduğunun altını çizen Demirer, sözlerini şöyle tamamladı:
"Çok hızlı tüketilen bir dünyada yaşıyoruz. Burası, her şeyin çöp olmadığının bir kanıtı. İnsanlar sıkıldıkları eşyaları çöpe atmak yerine boyayarak, değerlendirerek hayatlarına sokabilir ve böyle değişik bir atmosfer yaratabilirler. İnsan kendi emeği ortaya çıktığında ve aldığı tepkileri gördüğünde büyük bir iç huzuru ve mutluluk yaşıyor."
MUHABİR: DİLARA KÖSEOĞLU - KAMERA: EYLÜL BEREN KARAMAN