login Giriş Yap
Son Dakika
GÜNCEL 10 Haziran 2026 - 10:51 schedule 3 dk okuma HABER: DİLARA KÖSEOĞLU

Özkaptan’dan Öğrenci İntiharlarına Değerlendirme

Geçtiğimiz günlerde Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) yurtlarında yaşanan öğrenci intiharları eğitim camiasında da yankı oluşturdu. Yaşanan elim olayları değerlendiren Eğitim Sen Samsun şube Başkanı İbrahim Özkaptan, eğitim sisteminin bu ölümlerdeki payı hakkında açıklamalarda bulundu.

Yazı Boyutu:
Özkaptan’dan Öğrenci İntiharlarına Değerlendirme

Son dört günde üç üniversite öğrencisinin hayatını kaybetmesiyle ilgili konuşan Özkaptan, hayatını kaybeden öğrencilere rahmet, ailelerine başsağlığı dileyerek üniversite ortamı ve eğitim sisteminin geldiği noktaya dikkat çekti.


Ailelerin çocuklarını büyük umutlarla devlete emanet ettiğini belirten Özkaptan, KYK yurtlarındaki yaşam koşullarının acilen mercek altına alınması gerektiğini vurgulayarak, “Bu çocukların her şeyden önce bir geleceksizlik, yarınlarının karanlık olduğunu düşünmeleri söz konusu. Okulu bitirince ne yapacaklarına ilişkin kaygıları çok fazla. Bunun yanı sıra okul ortamında yaşadıkları zorbalıklar ve mobbing durumları da mevcut. Gençleri bu noktaya sürükleyen sebeplerin net olarak ortaya konulması gerekiyor. Eğitim sistemindeki bu yalnızlaşmanın önüne geçilmesi için devletin yurtlarda yeteri miktarda psikolojik danışman görevlendirmesi şarttır” dedi.


Yurtlardaki uygulanan mevcut danışmanlık sisteminin yetersiz ve ilgisiz olduğunu belirten Özkaptan, konunun ideolojik değil, bilimsel temellerle çözülmesi gerektiğinin altını çizerek, “Devlet bu konuda biraz ideolojik davranıyor. Manevi danışman olarak görevlendirilen insanlar var. Ancak bilimsel anlamda bu çocukların psikolojik sorunlarını tespit edecek ve çözüm üretecek psikolojik danışmanlara ivedilikle ihtiyaç var" dedi.


Geçlerin farklı şehirlerden gelerek kültürel uyum sürecinde de zaman zaman zorluklar yaşayabileceğini ve bu aşamada kolektif aktivitelerle desteklenmesi gerektiğini belirten Özkaptan, “Bireysel anlamda yalnız kalan ve sorunlarını içine atan bir kişi, bir süre sonra bu yükü taşıyamaz noktaya geliyor. Onlara yeniden yaşama sevinci aşılamak toplum ve devlet olarak görevimizdir" ifadelerini kullandı.

“SÜREKLİ ÜNİVERSİTE AÇMAK ÇÖZÜM DEĞİL”


Gençlerin gelecek kaygısının bitmesi gerektiğinin ve bu yolun doğru istihdam planlanması ile olacağını vurgulayan Özkaptan, “Bir bölüm ne kadar mezun veriyorsa, hangi alanda çalışacağına dair merkezi bir planlama yapılması gerekiyor. İhtiyaca göre bir eğitim sistemi kurulmalı. İlkokuldan üniversiteye kadar eğitimin niteliğinde ciddi bir erozyon var" şeklinde konuştu.


TÜİK RAKAMLARINA TEPKİ


Genç işsizlik oranının düştüğüne yönelik istatistiklere de değinen ÖZkaptan, rakamların gerçeği yansıtmadığını ve üniversite mezunlarının kendi alanında istihdam edilmediğini ifade ederek, “İstatistik, rakamlarla çok rahat oynanabilen bir bilim dalı. Bugün üniversite mezunlarından istihdam edildiği söylenenlerin kaçı kendi alanında çalışıyor? Büyük zincir marketlerde veya giyim mağazalarında asgari ücretle kasiyerlik, tezgahtarlık yapan binlerce üniversite mezunu var. Özel okullarda çalışan öğretmenlerin aldıkları ücretler açlık sınırının altında. Bu çocuklar farklı alanlarda çok ucuza çalıştırılıyor, yani bir nevi ucuz iş gücü olarak değerlendiriliyor. Dolayısıyla açıklanan rakamlar maalesef gerçeği yansıtmıyor” diye konuştu.

Bu haberi paylaş:

chat_bubble Yorumlar 0

İlk yorumu siz yapın!
cookie

Çerez Kullanımı

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunmak için çerezler kullanıyoruz. Siteyi kullanmaya devam ederek Gizlilik Politikamızı ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.