HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAKİ GERİLİM PİYASALARI SARSIYOR
ABD-İsrail ile İran arasında devam eden çatışmaların ardından Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz, küresel enerji arzı üzerinde ciddi baskı oluşturdu. Dünya genelinde deniz yoluyla taşınan ham petrolün önemli bir bölümünün geçtiği boğazdaki aksama, petrol ticaretinde belirsizliği artırdı.
Bu durum yalnızca fiyat dalgalanmalarına neden olmazken aynı zamanda ülkelerin enerji güvenliği politikalarını yeniden gözden geçirmesine yol açtı. Birçok ülke alternatif ticaret yolları ve farklı enerji kaynaklarına yönelmeye başladı.
500 MİLYAR DOLARIN ALTINDA KALMASI TAHMİN EDİLİYOR
Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre, petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen yeni petrol projelerine ayrılan küresel bütçenin 2026 yılında 500 milyar doların altında kalacağı tahmin ediliyor.
Enerji sektöründeki şirketlerin, artan jeopolitik riskler nedeniyle uzun vadeli yatırımlarda daha temkinli hareket ettiği belirtiliyor. Özellikle arz güvenliği konusunda yaşanan endişelerin, yatırım tercihlerini yenilenebilir enerji ve alternatif kaynaklara kaydırdığı ifade ediliyor.
ENERJİ ŞİRKETLERİ ROTAYI DEĞİŞTİRMİYOR
Küresel piyasalarda yaşanan arz şoklarının ardından enerji şirketleri yalnızca petrol ve doğal gaz projelerine değil, daha güvenilir ve sürdürülebilir kaynaklara yatırım yapmaya başladı.