Türkiye’nin dört bir yanından gelen ve halk arasında “kil toprağı” ya da turuncu rengiyle bilinen “kilermeni” adı verilen yenilebilir topraklar, aktarların raflarında yerini alır almaz tükeniyor. Özellikle hamilelik sürecindeki kadınların ve demir eksikliği yaşayan kişilerin akın ettiği dükkanlarda, topraklar paketler halinde müşterilere sunuluyor.
Görenlerin ilk başta anlam vermekte güçlük çektiği bu durum, şiddetli demir eksikliği ve hormon değişimlerinin sonucu olarak ortaya çıkıyor. Hamilelik döneminde yaşanan zorluklar ve vücudun mineral dengesindeki ani değişimler, anne adaylarında besin değeri olmayan maddelere karşı güçlü bir yönelim yaratıyor.
KOŞARAK GELEN MÜŞTERİLER VAR
Samsun’da uzun yıllardır esnaflık yapan aktarcı Fethi Çalık, “Özellikle hamile bayanların hamilelik sürecinde demir eksikliğinden kaynaklı tüketmek istediği bir ürün turuncu rengiyle de paketler halinde satılıyor. Hatta dükkanımıza koşarak gelen ve yenilebilir taş var mı diye soran müşterilerimiz var. Samsun'da bulunan bir kil toprağı değil, genelde şehir dışından geliyor” dedi.
Ürünün ekonomik yapısına da değinen Çalık, “Kilogram fiyatı 100-120 lira civarında bir ürün zaten ürün toprak baktığınız zaman ve tek maliyeti komisyon ve kargo oluyor. Günlük bir satış rutini olmayabiliyor ama özellikle devamlı müşterileri bulunuyor” diye konuştu.
HER ÇEŞİDİNİ YİYORUM
Demir eksikliğinin yarattığı bu sıra dışı isteğe karşı koyamadığını ve toprak tüketimini hayatının bir parçası haline getirdiğini belirten müşteri Beyza Akçay ise yaşadığı bağımlılığı ifade ederken "Demir eksikliği nedeniyle çok tüketiyorum, her çeşitini yiyorum” ifadelerini kullandı.
Aktarların vitrinlerinde sergilenen ambalajlı yenilebilir topraklar, Samsun sokaklarındaki bu ilginç ve bir o kadar da dikkat çekici talebin en büyük kanıtı olarak güncelliğini korumaya devam ediyor.
